SON DAKİKA
Çorlu Deri OSB Başkanı Bülent…
Burcu Akdari Toprak
Mehmet Özdoğan ve Murat Kocabıçak
Prof. Dr. Ateş Oktar
Uluslararası Ekonominin Ekseni KaydıKültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Köni:"Çin, Hindistan, Hindiçini ve Rusya’da 3-3,5 milyarlık, tüketmeye hazır genç bir nüfus ortaya çıktı. 450 milyonluk yaşlanmış Avrupa tüketicisi artık iyi pazar olmaktan çıkmış durumda. Kendini yenileyemeyen Batı enerji kaynaklarını "insancıl müdahale" yöntemleriyle kontrol altına alırken, Asya'nın doymamış pazarlarına yöneliyor. Yani uluslararası ekonominin ekseni kaydı" dedi.
GİRAY DUDA
Prof. Dr. Hasan Köni, günümüz entelektüellerinin en önde gelenlerinden birisi. Uluslararası ilişkiler, uluslararası hukuk, uluslararası ekonomi konularında uzman. Şu anda Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Hukuku Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapıyor, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Polis Meslek Eğitim Merkezi’nde de dersler veriyor. Her konuyu, ayrıntılı biçimde ve esprilerle süsleyerek anlattığı için Prof. Köni’yi dinlemek çok zevkli. Ancak,anlattıkları, ülkenin popüler gündeminden uzak tutulmaya çalışılan son derecede ciddi şeyler. Biraz da korkutucu. Dünyadaki yeni güçlere vurgu yapıyor ve ABD ile Avrupa’nın yeni pazarlar bulabilmek için savaş bile çıkartmaktan çekinmeyeceklerini söylüyor. Batı’nın “insancıl müdahale” gibi yepyeni bir kavram “icat ettiğini” belirten Köni, bu kavrama dayanılarak ülkelere müdahale edildiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Hasan Köni “Global Sanayici”nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı:
ASYA’DA 3-3.5 MİLYARLIK GENÇ TÜKETİCİ NÜFÜS
- Sayın Köni isterseniz dünya krizi ile başlayalım. 2008’den sonra ikinci kriz dönemine girdik denilebilecek bir durumdayız. Batının, ABD’nin ve Avrupa’nın durumunu nasılgörüyorsunuz?
- 2008’deki birinci kriz ABD’nin askeri harcamalarının çokluğundan etkilenerek ortaya çıktı. Onun yanında, ikinci bir boyutu da uluslararası alandaki değişikliktir. Hani bize çok kızdıkları eksen kayması olayı... Hakikaten dünyanın ekseni kaydı. Clyde V. Prestowitz diye eski Amerikan ticaret müsteşarı var. Son zamanlarda bir kitap yazdı, “3 Milyar Yeni Tüketici” (Three Billion New Capitalists) diye. Bu 3 milyar yeni tüketici Asya’da. Çin, Hindistan, Hindiçini ve Rusya’yı da eklerseniz birdenbire 450 milyonluk Avrupa tüketicisi karşısında -ki yaşlanmış bir nüfustur- 3- 3.5 milyarlık genç, tüketmeye hazır bir yapı ortaya çıktı. Yani uluslararası ekonominin ekseni kaydı.
18–19’uncu yüzyıla kadar Avrupa eksenli bir ekonomi, 20’nci yüzyılda Amerika eksenli bir ekonomiyi yaşadık. Zaten 20’nci yüzyıl Amerika’nın yüzyılıdır. Bu yapı da ABD’nin 1945 sonrasında oluşturduğu kurumlar sayesinde oldu. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlarla uluslararası ticaret için kurallar ortaya koydu. Dünya artık bu kurallara göre ticaret yapmak zorunda.
Örneğin eğer hukukunuz gelişmemişse tahkime gitmek zorundasınız. Niye? Adam, sizin azgelişmiş hukukunuzla doğrudan yatırım yapmıyor. Onun yerine dışarıda bir hakemlik kurumuna gidiyor. Bütün bunları kuran da hegemon güç olan Amerika. Diğer ülkelere bunları öğrettiler. Piyasa ekonomisini, rekabetin kurallarını. Bir tek Rusya kalmıştı, sanıyorum o da Dünya Ticaret Örgütü’ne giriyor.
ABD PARA BASTI, AVRUPA BİRLİĞİ PARA BASAMADI
- Avrupa Birliği de aynı rahatlıkla kurulup gelişimini sürdürebildi mi?
- 1950-60’lardan sonra Avrupa Birliği aslında bir ekonomik pazar olarak ortaya çıktı. Nedeni de büyük ölçekli endüstriler yapılabilmesi ve üretim fiyatlarının ucuzlamasıdır. Ama dünyanın her yerinde de pazarlar ortaya çıktı. Pazarların bir ters etkisi oldu: O da diğer pazarlara karşı gümrükler ortaya çıktı. Şimdi mesela biz, Avrupa Birliği’nin Gümrük Birliği’ne dahil olduğumuz için Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine AB’nin gümrüğünü uygulamak zorundayız. Bu tabii ABD’nin ortaya koyduğu pazar ekonomisinde olumsuz bir boyut ortaya çıkardı.
Bu ufak pazarların veya bize göre büyük pazarların başka sorunu oldu. Avrupa Birliği, ABD gibi bir federal yapıya sahip olmadığı için ekonomik sıkışıklıklarda para basamadı. Likidite eksikliği var para basalım demek, Amerika için kolay. Amerika’nın 15 trilyon dolar borcu var, dert etmiyor. Çünkü para basabilir. Bir de, ABD, kurduğu müesseselerde rezerv parayı dolar olarak belirledi. IMF’yi, Dünya Bankası’nı, Dünya Ticaret Örgütü’nü ve benzer kurumları yıkacaksınız ki yeni paralarda rekabet olsun. O zaman Amerika’nın para basması para etmez. Ama bu kurumlar olduğu müddetçe Amerikan dolarını bastığınız zaman arkasında üretim olmasa bile siz bunu belli bir müddetçe karşılayabiliyorsunuz.
‘MÜDAHALE HAKKI’YLA EKONOMİLERİ KENDİNE BAĞLIYOR
- Bu durumda çok para kazanmak için hızla yeni pazarlar bulmak zorundasınız…
- Avrupa Birliği, gelişen pazarlar karşısında AB’nin içine mahkum kaldı. Sağla solla anlaşmalar yaparak genişlemeye çalıştı ama Asya daha agresif olarak gelişti. Dikkat ederseniz başta söyledim, Asyalıların askeri harcamaları yok. Japonya’nın askeri harcaması yok denecek kadar az. Çin askeri harcama yapıyor ama milli gelirinin çok altında. ABD, 25 ülkenin yaptığı askeri harcamayı yapıyor. Ekonomik olarak yeni inovasyon, icatlar, tüketim malları bulamadığı için bu sefer yeni hukuki icatlar ortaya çıkarıyor.Mesela ne gibi? Bir ülkede sivil toplumda bir ayaklanma varsa, o sivil topluma karşı bir tavır ortaya koymuşsanız “insancıl müdahale” diye ya da “müdahale hakkı” diye kavram ortaya çıkarıyor. Buna dayanarak size müdahale ediyor. Yapıyı “demokratikleşmeye” çeviriyor ve ekonomiyi de kendisine bağlıyor.
ARAP BAHARI DENEN ŞEY AZERBAYCAN’A KADAR UZANIR
Bugün hemen Avrupa’nın altında, bazı kesimlerin demokratikleşme sandığı olay, daralan Avrupa Birliği’nin ve Amerika’nın yeni pazarlara doğru, özellikle Orta Doğu’da Amerika’nın giremediği
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
YAZARLAR
Tümü
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
SÜPER LİG
|
|